Senin Yaran Kime Şifa?

0
Her sabah gün doğmadan uyanan bir adam vardı. Omuzlarına iki güğüm asar, uzun ve tozlu bir yolu yürüyerek dağın eteğindeki pınara inerdi. Pınarın suyu berraktı, serindi; insanın içini ferahlatırdı. Adam güğümleri doldurur, sonra aynı yolu geri dönerdi. Bu yol onun kaderiydi; güğümler ise sessiz yol arkadaşları… Güğümün biri yeniydi, sağlamdı. İçine dolan suyu hiç eksiltmeden eve kadar taşırdı. Diğeri ise eskiydi. Kenarında küçük bir çatlak vardı. Yol boyunca su damla damla toprağa akardı. Eve gelindiğinde hep daha hafif olurdu. Bu durum en çok eski güğümün canını yakıyordu. Her adımda içinden bir şeyler eksiliyormuş gibi hissediyordu. “Ben eksik bir güğümüm,” diye düşünüyordu. “Ne kadar doldurulursam doldurulayım, yarım kalıyorum. Hem kendime yetemiyorum hem de O’na haksızlık ediyorum.” Günler, aylar geçti. Eski güğümün içindeki mahcubiyet büyüdü, bir vicdan yüküne dönüştü. Nihayet bir sabah, bu sessizliği daha fazla taşıyamadı ve yanındaki sağlam güğüme seslendi. — Ben senin gibi değilim, dedi. Ne kadar çabalasam da senin kadar su getiremiyorum. Yolda döktüğüm her damla için utanç duyuyorum. Sen benden daha çok yük taşıyorsun. Hakkını helal et. Sağlam güğüm bir süre sustu. Sonra yumuşak bir sesle konuştu: — Yarın dönüş yolunda, dedi, sadece yere değil… etrafımıza da bakalım. Ertesi gün pınardan doldurulup geri dönerlerken, bu kez acele etmediler. Gözlerini yere, kenarlara, toprağa çevirdiler. Ve o an fark ettiler. Sağlam güğümün geçtiği yol kupkuruydu. Ne bir yeşillik vardı ne bir renk. Toprak sert ve sessizdi. Ama eski güğümün geçtiği yol boyunca… Çiçekler açmıştı. Sarılar, morlar, beyazlar… Otlar daha gürdü, toprak daha canlıydı. Arılar uçuşuyor, kelebekler konuyordu. Sağlam güğüm durdu ve eski güğüme döndü: — Gördün mü? dedi. Sen eksik sandığın yerlerden hayat sızdırmışsın. Senin döktüğün her damla, bu yolun canı olmuş. Ben suyu eve taşımışım; sen ise yolu yeşertmişsin. Eski güğüm sustu. İçinde yıllardır taşıdığı yük, yavaş yavaş çözülmeye başladı. Sağlam güğüm sözlerini şöyle tamamladı: — Özrün sandığın şey belki de senin hünerindir. Herkes aynı işi aynı şekilde yapmak zorunda değil. O günden sonra eski güğüm artık utanmadı. Çatlağını saklamadı. Çünkü biliyordu ki bazen insanın kırık sandığı yerler, başkalarının çiçek açtığı yerdir. Ve bazı insanlar, farkında olmadan dünyayı tam da sızdıkları yerlerden güzelleştirir.

Yorum Gönder

0Yorumlar

Yorum Gönder (0)