Bir insana Dokunmak

0
Bazen bir toplulukta biri konuşur… Cümleleri havada kalır, kimse duymamış gibi davranır. O insan bir anda omuzlarını toplar, içinden ‘Keşke konuşmasaydım’ der. İşte tam o an, sen duy! Çünkü bir insanı görünür kılmak, onu iyileştirmenin en sessiz yoludur. Biri bir soru sorar… Cevap yoktur, herkes gözünü kaçırır. Oysa bir “bilmiyorum ama öğrenirim” demek bile insanın içini ısıtır. Sessizliği kırmak, değersizlik hissini kırmaktır. Birisi anlatıyordur… Bir başka biri sözünü keser, konu başka yere döner. Anlatan kişi susar, içine kapanır, sesini küçültür. Sen nazikçe “Nerede kalmıştık?” de. Bir insanın hikâyesini tamamlamasına izin vermek, ona ‘sen varsın’ demektir. Biri bir resim paylaşır, bir doğum günü, bir cenaze ilanı, bir davet, bir açılış.. Kimse beğenmez, kimse yorum yazmaz. O kişi telefonu eline alıp tekrar tekrar bakar: ‘Acaba kötü mü çıktı? Paylaşmasaydım keşke…’ Sen bir yorum yaz samimi ve içtenlikle, iki kelam et, bir dilek dile. Bazen tek cümle, bir insanın kendilik değerini yeniden kurar. Bazen biri yeni bir fikir söyler… Toplantıda, sınıfta, grupta… Herkes susar, görmezden gelir. Sen ‘çok iyi düşünmüşsün’ de. Belki o fikir kimsenin işine yaramaz ama o insanın cesaretini büyütür. Biri mahcup bir şekilde bir hatasını anlatır… Herkes yüzünü çevirir, küçümser, gülümser. Sen ‘insanız, olur böyle’ de. Başkalarının yükünü hafifletmek, insan olmanın en güzel halidir. Bir çocuk bir resim çizer, heyecanla gösterir… Bazıları şöyle bir bakıp geçer. Ama sen dur, çizdiği bulutun, güneşin, ağacın neden öyle olduğunu sor. Çocuklar anlaşılınca büyür, önemsenince güçlenir. Biri bir mesaj atar… Okundu olur, cevap gelmez. Belki günlerdir iyi değil, belki bir kelimeye ihtiyacı var. Sen ‘yoğun olabilirim ama seni duydum’ de. Mesajlara değil, kalplere cevap vermek gerekir. Biri yeni bir şey denemeye çalışır… Spor, yemek, sanat, iş, girişim… Kimileri eleştirir, kimileri yok sayar. Sen ‘helal, denemek bile cesaret işidir’ de. Herkes sonuçla ilgilenir, sen çabayı gör. Biri sessizdir… Kalabalıkta bile sessizdir, göze çarpmamaya çalışır. Sen ona “nasılsın?” diye sor. Bazen dünyayı değiştiren sorular çok basittir. Çünkü küçük şeyler, küçük değildir. Görülmemek büyüktür. Duyulmamak ağırdır. Yok sayılmak insanı çok acıtır. Dünyanın iyi insanlara ihtiyacı var. Görmezden gelmeyen, duymamazlıktan gelmeyen, Kalbiyle hareket eden insanlara… Bir insanı önemsemenin bedeli yoktur ama etkisi büyüktür. Bir cümleyle özgüven olur, bir tebessümle umut olur, Bir ‘ben buradayım’ demeyle hayat olur. Unutma asla… Bazıları dünyayı büyük işler yaparak güzelleştirir. Bazıları ise küçük inceliklerle… Ve çoğu zaman, işte o küçük incelikler dünyanın dengesini tutar.

Yorum Gönder

0Yorumlar

Yorum Gönder (0)